İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun Kıbrıs’taki Girne Amerikan Üniversitesi’nden Türkiye’deki İstanbul Üniversitesi’ne denklik olmadığı halde usulsüz yatay geçiş yaptığıyla ilgili iddialar üzerine soruşturma başlatılmasının ardından İmamoğlu'nun üniversite diploması tekrar tartışma konusu oldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sahte diploma soruşturması kapsamında İmamoğlu'nun ifadeye çağırırken Yeni Akit Gazetesi yazarı Ali İhsan Karahasanoğlu ise İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi'ne geçişiyle ilgili yeni bir detayı daha gün yüzüne çıkardı.
2020'DE CİMER'E BAŞVURU YAPILMIŞ
Diploma tartışmaları sürerken Ali İhsan Karahasanoğlu, Ekrem İmamoğlu'nun babası Hasan İmamoğlu'nun geçmişte konu ile ilgili yaptığı açıklamaları hatırlatarak yeni bir tespitte bulundu. Hasan İmamoğlu'nun “Yatay geçiş yapan sadece benim oğlum değildi. O zaman aynı fakülteden sanırım bir hafta - 10 gün içinde yaklaşık 11 kişi daha nakil yapmış. Bu nakiller şahsa ait bir durum değil. Yasadışı bir durum söz konusu değil. İki üniversite arasında yapılan bir geçiş. Ayrıca bu oğluma özgü bir durum da değil.” açıklamasında bulunduğunu hatırlatan Ali Karahasanoğlu, 2020 yılında bir vatandaşın Ekrem İmamoğlu ile ilgili CİMER başvurusunda bulunduğunu belirterek, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Dekanlığı'ndan aldığı cevabı şu sözlerle ifade etti;Ekrem İmamoğlu, 1990 yılında ilan edilmiş olan yurt dışı (2. sınıf) yatay geçiş kontenjanına başvurmuştur. Hikaye faslının sonrasında, dekanlık cevabında sadede geliniyor:“Yükseköğretim Kurumları Arasında Önlisans ve Lisans Düzeyinde Yatay Geçiş Esaslarına ilişkin Yönetmeliğin 11. maddesinin değişik 07 mart 1990 tarih ve 20454 sayılı ..”Cümledeki değişik kelimesi bold yapılmış ve altı da çizilmiş.“Boşuna yorulmayın, önce yönetmelik uygun hale getirildi, sonra yatay geçiş yapıldı..” denilmek isteniyor..Tüm ayrıntının İstanbul Üniversitesi'nin bu cevabında gizli olduğunu söyleyen Karahasanoğlu, "Ve, değişiklik maddesine atıf yaptıktan sonrası dekanlığın cevabında, "nanik" dercesine durum şöyle aktarılıyor: “(...) kapsamında değerlendirilmiş ve kabul koşullarını yerine getirerek kayıt olmuştur. Ben isterdim ki, Ekrem İmamoğlu, yönetmelikteki hangi değişiklikten yararlanarak, hangi kapsamda, dilekçesine ek olarak verdiği hangi evraklar sayesinde bu yatay geçişi yaptırdı, kendisi açıklasın. O açıklamıyor. Gizliyor.." ifadelerini kullandı.Rektörlük ve dekanlığın Ekrem İmamoğlu dosyasındaki tüm dilekçe ve evrakları açıklayıp kamuoyunu aydınlatması gerektiğini söyleyen Yeni Akit yazarı, "Yapmayanlara hatırlatayım, gizleyenlere söyleyeyim.. Siz de soruşturmadan kendinizi kurtaramazsınız.." diyerek Ekrem İmamoğlu'nun yararlandığı değişiklik düzenlemesinin ayrıntılarını açıkladı.
YÖNETMELİĞE "İŞÇİ" İBARESİ EKLENDİ
Yönetmelikteki değişikliğin öncekindeki gibi “Yabancı ülkelerdeki yükseköğretim kurumlarından” diye başladığını söyleyen ve her ikisinde de üniversitede iki yarıyıl okumuş olma şartı okuma şartı olduğunu söyleyen Karahasanoğlu, “Yıl sonu sınavlarında başarılı olma şartı” olduğunu belirtti. Yönetmeliğin değişen bölümünü de aktaran Karahasanoğlu, önceki yönetmelikte yatay geçiş hakkının sadece kamu görevlileri için getirildiğini yeni yönetmelikte ise bu hakkın “işçi ise kesin dönüş yapması halinde” şeklinde ilave yapıldığını ifade etti. Karahasanoğlu yönetmelikteki değişiklikle ilgili şu sözleri sarf etti;Yani daha önce sadece kamu görevlilerinin çocukları için verilen bir hak, 1990’daki değişiklik sonrasında, anne veya babadan birisi işçi ve Türkiye’ye kesin dönüş yapıyorlarsa, bu durumda da aynı yatay geçiş hakkının tanınacağı belirtiliyor..Eski yönetmelikte hiç olmayan, yeni yönetmelikle ilk defa gelen düzenleme işte bu..
EKREM İMAMOĞLU YENİ YÖNETMELİKTEN NASIL YARARLANDI?
Ali Karahasanoğlu, Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi dekanlığının yeni yönetmelikten yararlanarak geçiş yaptığını açıkladığını ifade ederek şu soruyu yöneltti;Bizim bildiğimiz, Ekrem beyin babası müteahhit. Annesi ev hanımı..
Nasıl olabilir de, yönetmelikte tek dişe dokunur değişiklik “işçi kesin dönüşü”nden yararlanabilir?
Buyursunlar cevap versinler.
Olay, baba ve anneyi de işin içine karıştırarak, evrakta sahteciliğe, aslında Kıbrıs’ta çalışmadıkları halde, çalışıyor gibi görünmeye mi gider?
Yoksa, işin içinde başka ayrıntılar mı var, 5 Mart’ta savcıya gidecek olan Ekrem beyin açıklaması bekleniyor..